HER SAYFA YENİ BİR DÜNYA.
ekitapindirBİR SAYFA. BİNLERCE DÜNYA.
Yeni eklenenlerÇok indirilenlerKategoriler
EKİTAPİNDİRHeyetler YılıAbdülmahid Cude es-Sahhar
Heyetler Yılı kitap kapağı

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Heyetler Yılı

Abdülmahid Cude es-Sahhar · Yazar

Hicretin dokuzuncu senesinde Medine’ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı. Bu arada, Ukayloğulları kabilesinden Ebû Harb bin Huveylid de, Peygamber Efendimiz’in yanına geldi. Rasûlullah (s.a.v) ona Kur’ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti. Ebû Harb...

Sayfa
188
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
İNKILAB YAYINLARI
ISBN
9786059555005
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗

PDF kitap arşivi dış sitede açılır. Bu kitap için doğrudan dosya bağlantısı henüz eklenmemiştir.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Hicretin dokuzuncu senesinde Medine’ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı. Bu arada, Ukayloğulları kabilesinden Ebû Harb bin Huveylid de, Peygamber Efendimiz’in yanına geldi. Rasûlullah (s.a.v) ona Kur’ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti. Ebû Harb, Kur’ân’ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hâlâ cahiliyye karanlığındaydı. O yüzden tereddüt etti: – Vallahi, sen ya Allah’a, ya da Allah’a kavuşana kavuşmuşsun! Öyle sözler söylüyorsun ki, doğrusu, onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik. Şimdi, beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım, dedi. Fal okunu çekti, küfür oku çıktı. Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı. Bunun üzerine Allah Rasûlü’ne (s.a.v) dönerek: – Gördüğün gibi oklar râzı olmadı, dedi. İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi (s.a.v) sabretti. Ebû Harb’in kalbinin derinliklerinde hâlâ küfrün izleri vardı. Gönlünü kazanmak ve İslâm’ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti. Müslüman olması hâlinde, kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti. Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebû Harb, Allah Rasûlü’nün (s.a.v) sözlerini de aklından çıkarmamıştı. Dinlediği Kur’ân-ı Kerim, önyargılarını kökten sarsmıştı. Kardeşi İkâl b. Huveylid’in yanına vardığında: – Hayrı az olasıca! Sen de Muhammed’in yanına varsaydın, o seni de İslâm dinine davet etseydi, sana Kur’ân okusaydı, olmaz mıydı? Eğer müslüman olsaydım, bana Akik’i vermişti, dedi. İkâl bu sözleri duyunca, irkildi. Katı kalpli, kıt anlayışlı biriydi. Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu. Kardeşine: – Vallahi ben, Muhammed’in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim, dedi. Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik’e gitti. Allah’ın dinine girmesin diye Akik’in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti. Ebû Harb, Akik’in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü (s.a.v) ve ondan dinlediği Kur’ân’ı unutamıyordu. Bu duruma canı sıkılan İkâl bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine’ye doğru yola çıktı. Aklınca gökten haber getiren zâtı alaya alacaktı. …
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗