HER SAYFA YENİ BİR DÜNYA.
ekitapindirBİR SAYFA. BİNLERCE DÜNYA.
Yeni eklenenlerÇok indirilenlerKategoriler
EKİTAPİNDİRMimarlık: Aklın Mekan MaceralarıHenri Raymond
Mimarlık: Aklın Mekan Maceraları kitap kapağı

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Mimarlık: Aklın Mekan Maceraları

Henri Raymond · Yazar

Mimarlık nedir? Planlar ve çizimler mi? Yoksa mutlu bir yaşamı mimarların zihinlerinde nasıl canlandırdıkları mı? Kataloglardan, satış ofislerinden satın alınan evler mi? Mimarlığın boşluğu estetik ürünlerle doldurmak olmadığını biliyoruz. İnsan etkinliğinin i...

Sayfa
288
Kategori
Sanat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
JANUS YAYINCILIK
ISBN
9786257035217
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Sanat ↗

PDF kitap arşivi dış sitede açılır. Bu kitap için doğrudan dosya bağlantısı henüz eklenmemiştir.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Mimarlık nedir? Planlar ve çizimler mi? Yoksa mutlu bir yaşamı mimarların zihinlerinde nasıl canlandırdıkları mı? Kataloglardan, satış ofislerinden satın alınan evler mi? Mimarlığın boşluğu estetik ürünlerle doldurmak olmadığını biliyoruz. İnsan etkinliğinin ileri ürünlerinden biri olduğu halde bağrında yer aldığı toplumdan da kopuk değildir. Topluma ilişkin bilgiler taşır. İtalya’da Rönesans düşüncesinden itibaren mimarlığın “mekânsal bir akla” dayandığını, bu aklın gereklerini karşıladığını biliyoruz. Hayran kalıyoruz bu akla ama endişeye de kapılmıyor değiliz. Henri Raymond çalışmasının ilk bölümünde Ferdinand de Saussure, Bruno Zevi, Le Corbusier, Francastel, Immanuel Kant, Françoise Choay, Claude Lévi-Strauss,vb.’den geçerek Leonardo da Vinci’den Bourdieu’ye kadar mimarlığın, sanat tarihinin, etnolojinin ve felsefenin büyük isimlerini ağırlıyor ve farklı mimarlık anlayışları temelinde mekâna ilişkin ideolojilerini ortaya koyuyor. İkinci bölümdeyse mimarlığın asıl paradoksuna, yani ana işlevi gündelik yaşam olmasına rağmen bir yandan da gündelik yaşamın gereklerinden kaçıp kurtulmaya çabalamasına eğiliyor. Yaşamortam sakinlerinin görüşlerinin alınmadığına, yaratılan mekâna kendilerini bir şekilde uyarlamaları gerektiğine dikkat çekiyor. Bu bağlamda, mimarlar ve kent planlamacıları tarafından üretilen biçimlerin geçerliliğini tartışıyor. Üçüncü bölümde yaşamortam sakininin mimari bir eserde yaşarken hissettikleri, cepheyi nasıl algıladığı, içeriyi nasıl tanımladığı tanıklıklarla aktarılmaktadır. Böylece kişinin kendine ait bir mekânı nasıl oluşturduğu ve içine sindirdiği açığa çıkmaktadır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗